Mobil Menü

NEDENLERİ

Bağırsak Enfeksiyonları

Boğaz, bronş veya akciğerler gibi bağırsaklarımız da enfeksiyon belirtilerine yol açan bakteri ve virüslerden etkilenebilir. Normal işlevine devam etmesi için bağırsağın korunması gerekir. Bağırsak enfeksiyonları, geliştiği yere göre enterik ve kolitik olarak ve hastalığa neden olan mikroorganizmaya göre viral ve bakteriyel olarak ayrılır.

Enterit

Enterit, ince bağırsağın iltihaplanmasıdır. İltihabın olası nedenleri gıda zehirlenmesi, gıda alerjileri, çok sıcak veya çok soğuk gıdaların tüketilmesi ve çeşitli enfeksiyonlar olabilir. Başlıca enterit belirtileri: İshal, karın ağrısı, karında ağırlık hissi ve karının alt orta kısmında kramplar, ateş, su kaybı, halsizlik, yorgunluk ve bazen iştahsızlık.

Kolit Belirtileri

Kolit, kalın bağırsak mukozasının kısmen veya tamamen iltihaplanmasıyla ortaya çıkan bir hastalıktır. Erkeklere kıyasla kadınlarda daha yaygındır. Çeşitli enfeksiyonlar (bakteriyel veya viral), gıda zehirlenmesi, yetersiz beslenme gibi durumlardan veya diğer hastalıklardan kaynaklanabilir. Kolit, kesin bir nedeni olmaksızın kronik (müzmin) olabilir. Ancak, bu hastalığın en yaygın nedeni, uzun süreli zihinsel veya fiziksel stres durumudur. Kolitin en belirgin işareti, kramp benzeri karın ağrısı ve ishaldir. Genellikle, ilk belirti, soğuk gıda veya içecekler tüketildikten sonra veya bir fiziksel çaba sırasında bağırsak bozukluğudur.

İrritabl Bağırsak Sendromu (Huzursuz Bağırsak Sendromu)

“Sinirsel kolit” de denilebilen irritabl (huzursuz) bağırsak sendromunun nedenlerinden biri şiddetli zihinsel baskıdır (sınav, önemli bir toplantı vb. öncesinde ishal gibi). Yukarıdaki nedenlerin yanında, bazı gıdalara aşırı duyarlılık (alerji), kötü yeme alışkanlıkları, kadınlarda adet döngüsü (bağırsak, dişilik hormonlarındaki değişikliklere çok duyarlıdır ve dolayısıyla bu dönemde sıklıkla ishal meydana gelir) veya bağırsak florasının normal dengesini bozan zararlı mikroorganizmalar gibi faktörlerden dolayı yetişkinlerde ishal meydana gelebilir.

Antibakteriyel İlaçlar ve Diğer Tıbbi Ürünler

Antibakteriyel ilaçlar ve bağırsak florası güçlü bir karşılıklı ilişki içindedir. Antibakteriyel ilaçlar, enfeksiyon hastalıklarının önlenmesi ve tedavisi için gereklidir, ancak çoğu durumda, mide-bağırsak hastalıkları şeklinde yan etkilere sebep olur.

Antibakteriyel ilaçlar zararlı mikroorganizmaların öldürülmesi için kullanılır. Ancak, bu tıbbi ürünler normal bağırsak florasına da zarar verir ve bağırsak florasında dengesizliğe neden olur. Bu nedenle, antibiyotik tedavisi ile bozulan bağırsak florasının normale döndürülmesi gerekir. Çocuklar ve yaşlılar, antibiyotik tedavisinin bu yan etkisinin gelişmesi yönünden en yüksek risk grubundadır. Çocuklarda, bu durum bağırsak florasının olgunlaşmamasından kaynaklanır. Yaşlılarda, bağırsak florasının dengesinde yaşla birlikte meydana gelen değişiklikler, gençlere kıyasla daha sık dengesizliğe neden olmaktadır.

Beslenme ve Dış Faktörler

Hayat boyunca, kilo verme amaçlı özel diyetler, başka ülkelere yapılan uzun seyahatler, mevsimsel beslenme değişiklikleri gibi çeşitli dış faktörler düzenli beslenmede ani değişikliklere yol açabilir. Bu durum, bağırsak florasının dengesini etkiler; karında şişlik, ishal, karın ağrısı, karında ağırlık hissi gibi belirtiler ortaya çıkar.

Genellikle seyahatlerde meydana gelen ani iklim değişikliği (soğuktan sıcağa ve sıcaktan soğuğa) veya ani sıcaklık dalgalanmaları (yazın klimalı bir yerden sokağa çıkmak gibi) bile floranın sağlığını etkileyebilir ve bağırsak bozukluğuna neden olur.

Gıda Hassasiyeti

Gıda hassasiyeti gelişiminin başlıca nedenleri, beslenme ve yaşam tarzı olarak kabul edilmektedir. Hareketsiz yaşam tarzı, sigara kullanmak, aşırı alkol tüketimi, sindirim sisteminde gastrit, kolit ve gıda hassasiyeti gibi bozuklukların gelişimine yol açar. Belirtileri karın ağrısı, karında şişlik ve ishaldir. Bunlar, vücudun genetik yatkınlığı veya bağırsak florasındaki dengesizlik ile de önceden belirlenebilen herhangi bir yiyeceğe karşı gelecekte gıda hassasiyetini haber veren işaretlerdir.

Stres ve Kaygı

Bağırsaklarımız ikinci beyin olarak adlandırılabilir. Anne karnındaki gelişim sırasında, beyin ve bağırsak aynı hücrelerden gelişir ve peptidleri (hormonal aktiviteli bir proteine bağlı maddeler) sentezleyen hücrelere karşı eşdeğer duyarlılığa sahiptir.

Beyin ve bağırsak arasındaki bu ilişki, sonra da devam eder. Bu iki yapı, yaşam boyunca birbirleriyle yakından ilişkilidir. Bu sebeple, sinir sisteminin uyarılmasıyla üretilen hormonal maddeler, hem beyni hem bağırsağı ve dolayısıyla bağırsak florasını etkiler. Sonuç olarak, beyin düzeyinde gerçekleşen her olay, özellikle stres ve kaygı durumunda, genellikle bağırsakların işlevini etkiler ve farklı şiddet derecelerinde sık sık bağırsak bozukluklarına yol açar.